Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Müzelerin Yönetiminin Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına Devredilebilmesine İlişkin Kararname Değişikliği Hakkında Açıklama

Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 29 Mart 2022 tarih ve 97 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde “Başkanlık Cumhurbaşkanı’nın onayıyla yeni müze kurabilir veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait müzelerinin yönetimini devralabilir” maddesi eklenmiştir. Bu karar Derneğimizin de içinde bulunduğu kültürel mirasla ilintili meslek gruplarını müzelerimizin geleceği hakkında büyük bir endişeye itmiştir.

Milli Saraylar İdaresi, Cumhuriyetin ilanı ve halifeliğin kaldırılması ardından saltanat mülklerinin topluma sunumu ve yönetimi amacıyla TBMM bünyesinde kurulmuştur. Bu kapsamda doğal olarak bünyesinde saraylar, köşkler, kasırlar ve fabrikalar barındırmaktadır. Tüm bu yapıların ve bunların koleksiyon objelerinin kültürel ve tarihi arka planlarına sadık kalarak korunmaları, restore edilmeleri ve milli kültürümüzün değerli birer unsurları olarak modern müzecilik anlayışı içinde ziyaret edilmelerini sağlamak Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’nın temel işlevidir. Bu işleviyle ülkemizin kültürel mirasının yönetiminde kendi alanında önemli bir deneyim biriktirmiş değerli bir kurumdur.

Ancak 10 Temmuz 2018 tarihinde 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılan düzenlemeler kurumun Cumhurbaşkanlığı'na bağlanmasını beraberinde getirmiş ve bu süreci takiben kurumun kendi ilgi alanı dışında genişlemesine yönelik çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. 6 Eylül 2019 tarihinde yayımlanan 44 numaralı kararname ile Topkapı Sarayı ile birlikte, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin hemen yanı başında bulunan ve Müze’nin genişleme alanı olan Darphane-i Amire binaları da Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na bağlanmıştır. Bu kararla Milli Saraylar Dairesi, ülkemizin en değerli arkeolojik koleksiyonunun bulunduğu ve tartışmasız ülkenin en köklü müzesi olan Arkeoloji Müzeleri’nin genişleme alanındaki mekanları bünyesine katarak bu Müze’nin ihtiyaçlarını görmezden gelmiş ve bunun sonucu olarak da bu Müze’nin çalışma kapasitesine büyük darbe indirmiştir. Aynı kararla Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Restorasyon ve Konservasyon Merkez Müdürlüğü laboratuvarlarının yerleşik olduğu yapılar da boşaltılarak Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na devredilmiştir. Bu süreçte bu laboratuvarın uzmanları ile Bakanlığın büyük paralar harcayarak almış olduğu donanımları programsız olarak yerinden edilmiş ve değersizleştirilmiştir. Yine aynı kararın uygulanması sırasında, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Topkapı Sarayı’nda çalışan deneyimli kadrolarının büyük bölümü birikimleri heba edilerek işlerinden uzaklaştırılmıştır.

Dolayısıyla Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı bu süreci, kendisine bağlanan mekânları alırken ülkenin çok değerli kültürel mirası ve bu konuda hizmet veren uzman personeli ve donanımını yok sayarak işletmiştir.

Henüz bu sürecin kaygıları yaşanırken ve düzeltilmesi taleplerimiz dile getirilirken  (Bkz. 21.03.2022 tarihli basın açıklamamız) 29 Mart 2022 tarihli ve 97 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na kamu kurum ve kuruluşlarına ait diğer tüm müzelerin yönetiminin de devralınabilmesi yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede İstanbul özelinde bir değerlendirme yaptığımızda İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün web sitesinde yer alan veriler kapsamında bu Müdürlüğe doğrudan bağlı 14, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ne bağlı 1, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 5, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı 10, üniversitelere bağlı 8 müzenin yönetimi, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na devredilebilir.

Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na bağlanması olasılık dahilinde olan müzelerin her biri farklı temalar ve koleksiyonlara sahiptir ve her birinin yönetimi kendi alanında özeldir. 18. yüzyıldan bu yana koleksiyonlarının özelliklerine göre farklılaşan müzeler, toplama, koruma, araştırma, yorumlama, sergileme gibi işlevlerini koleksiyon içeriklerine göre belirler ve bu bağlamda bir yönetim planı uygular. Dolayısıyla müzelerin tümünün aynı biçimde ve tek elden yönetilmeleri müzecilik anlayışı ile bağdaşmaz ve böylesine bir uygulama müzelerimizi yönetilmez hale getirebilir, korumak ve geleceğe aktarmakla yükümlü olduğu müze koleksiyonlarına onarımı imkansız zararlar verebilir. 

ICOM’un 21-22 Temmuz 2019 tarihlerinde Paris’teki 139. oturumunda önerdiği tanımda belirtildiği üzere, Müzeler geçmiş ve geleceği değerlendirebileceğimiz, bu amaçla diyalog kurmamızı sağlayan, demokratikleştirici, kapsayıcı ve çok sesli alanlardır. Müzelerin yönetim şekillerinin değişimi gerekli ise kültür varlıklarının gelecek nesiller için güvence altına alınabildiği, her bir bireyin kültürel mirasa erişimi için eşit haklar sağlandığı, kâr amacı gütmeyen, katılımcı ve şeffaf, insan onuru ve sosyal adalete, bütün dünyayı ve insanlığı kapsayan biçimde eşitliğe ve iyiliğe katkıda bulunmak için şekillendirilebilir. Dolayısıyla müzelerimizin tüm bu kriterleri yerine getirebilmesi için yönetim şekillerine dair verilecek önemli kararların, diyalogla kapsayıcı ve çok sesli ortamlarda alınması zorunludur. Aksi biçimde alınan ya da alınacak olan kararlar müzelerimiz ve kültürel mirasımız açısından son derece riskli ve geri dönülmesi mümkün olmayan zararlar getirebilir.

Tekrar belirtmek isteriz ki, Milli Saraylar İdaresi uzun yıllar kuruluş amaçları doğrultusunda kurumsal kapasitesini geliştirmiş önemli bir kültürel miras yönetimi kurumudur. Ancak vizyonu, misyonu, kurumsal kapasitesi ve mevcut araçları her türlü müzenin yönetimine aday olacak biçimde değil, saray, köşk ve kasırların ziyarete açılmasına, bakım ve onarımlarının yapılmasına göre kurgulanmıştır ve bu kapsam içinde kalması kendisi açısından da diğer kurum ve kuruluşlara ait müzeler açısından da son derece yararlı olacaktır.

Tüm bu nedenlerle söz konusu kararnamede yapılan değişikliğin geri alınmasının kamu yararı çerçevesinde zaruri olduğu düşüncemizi kamuoyuna duyururuz.

 

Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi 11.04.2022