DARPHANE-İ AMİRE BİNALARI İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİ’Nİ TAMAMLAR

 

Basında yer alan haberlerden, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin eserlerinin taşınmasının gündemde olduğu anlaşılmaktadır. Bildiği üzere 16. yüzyıldan itibaren geçmişi anlama çabaları çerçevesinde batılı meraklı ve araştırmacıların, Doğu’daki, dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu’ndaki tarihi alanları keşfetme eylemleri 18. yüzyılda giderek artmış ve ülkemizden bir çok tarihi eser götürülmeye/kaçırılmaya başlanmıştır. İmparatorluğu’na ait topraklardan götürülen/kaçırılan çok sayıda tarihi eserin Avrupa müzelerini zenginleştirmesi Osmanlı aydınlarını eski eserleri anlama ve koruma düşüncesine yöneltir. 1869, 1874 ve 1884 yıllarında yapılan yasal düzenlemelerle ülke topraklarında bulunan eski eserler korunmaya başlar ve yerinde muhafazası için koşullar oluşturulur. Bu koşulların en büyük adımlarından biri İmparatorluk topraklarından çıkan eserlere ev sahipliği yapacak bir müzedir. Hem İmparatorluğun köklü geçmişine vurgu yapmak, hem de eserlerin korunacağı bir mekânın bulunduğunu bütün dünyaya duyurmak üzere günümüz İstanbul Arkeoloji Müzeleri dönemin Müze-i Humayun’u (İmparatorluk Müzesi) kurulur ve Müze kısa sürede, yeni binaları, depolama, sergileme ve yayın çalışmaları ile dünya müzeleri arasında önemli bir yer alır. Aynı zamanda, dünya üzerinde müze binası olarak tasarlanıp inşa edilen müzelerin ilklerinden biri olur. Bu açıdan bakıldığında, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin kuruluşu ve felsefesi, çok önemli bir kültürel mirastır ve Müze’nin bu yönüyle de büyük bir değer olduğunu ortaya koyar.  

Büyük bir arkeolojik kültür varlığına sahip Müze, koleksiyonlarının oluşum süreci ve hikayeleri de bir o kadar değerli ve önemlidir. Bu koleksiyonlar ve oluşturulma süreci, ülkemiz müzecilik tarihi ve gelişiminin somut belgeleri olarak, hiç kuşkusuz Müzeciliğimizin en önemli kültür mirasıdır. Dolayısıyla Müze,  koleksiyonlarıyla bir bütün olarak değerlendirilmeli ve koleksiyonlarıyla birlikte bir bütün olarak muhafaza edilmelidir.

Ülkemiz müzecilik ve arkeoloji tarihinin tüm adımlarının atıldığı bu Müze dünyanın en büyük arkeolojik koleksiyonlarından birine sahiptir ve doğal olarak da bu koleksiyonun depo ihtiyacı çok büyük ve önemlidir. Basında yer alan Müze depolarının taşınması tartışmasının, Müze’nin hemen yakınında genişleme alanı varken yapılıyor olması tüm arkeoloji ve müzecilik camiasını  derinden yaralamaktadır. Savaşlar ve doğal afetler gibi zorunlu haller dışında arkeolojik kültür varlıklarının taşınmasının büyük risk olduğu, müze koleksiyonlarının müzecilik çalışmalarının her açıdan yararlı olarak yürütülebilmesi için müze yakında bulundurulması çok ama çok önemli ve gereklidir. Bu nedenle, geçmişte Darphane-i Amire binalarının yeniden işlevlendirilmesi için yapılan projeyle binaların büyük bir bölümü Arkeoloji Müzeleri’nin sergi salonları ve depoları olarak planlanmıştır.

Varlığından her zaman gururla bahsettiğimiz daha da önemlisi korumak ve geleceğe taşımakla yükümlü olduğumuz İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarındaki kültür varlıklarımızın Darphane-i Amire binalarında yapılacak olan depolarda korunması eserlerin sağlığı ve güvenliği açısından son derece önemlidir. Bu yapılar yakın zamana kadar planlandığı şekliyle İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin genişleme alanı olarak değerlendirilmelidir.

6 Eylül 2019 tarihinde yayımlanan 44 numaralı kararname ile Topkapı Sarayı ile birlikte, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin hemen yanı başında bulunan Darphane-i Amire binaları da, Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Dairesi’ne bağlanmıştır. Darphane-i Amire binaları Müzeye yakın konumu ve müzecilik çalışmalarına uygunluğu nedeniyle İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonundaki kültür varlıklarının korunması, sergilenmesi ve onların bakım onarım çalışmaları için en uygun alandır. Bu kültürel işlev İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin tarihsel bağlamına uygun bir şekilde kuruluş alanında genişleyebilmesi ve aynı zamanda özgün bir endüstri mirası varlığı olan Darphane-i Amire binalarının tarihsel birikiminin de toplumla buluşabilmesi için önemli bir olanak olarak değerlendirilmelidir.

Tüm bu nedenlerle Darphane binalarının Müze’ye yeniden tahsisinin yapılmasının ve bundan sonraki süreç için bu yapıların topluma ve gelişimine katkı sağlayacak Müze çalışmaları için kullanılmasının, kamu yararı çerçevesinde zaruri olduğu düşüncemizi kamuoyuna duyururuz.

Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi 21.03.2022